Sarıyer Zorda Olsa Kazandı

Lige şampiyonluk iddiası ile başlayan ve müthiş bir çıkış yakalayan Sarıyer Mustafa Soytaş sakatlandıktan sonra tepetakla gitti. Üst üste puan kayıpları ile liderle arasındaki puan farkı 10’a kadar çıktı. Her ne kadar klasmanda dördüncülükten aşağıya düşmedi ise de ortaya konulan futbol ümit vermekten uzak…

Sarıyer karşısında genç bir rakip buldu. K. Selçuklu’nun ilk on birinde yer alanların yaş ortalaması 22.. Yani çok genç bir ekip. Sarıyer’in yaş ortalaması ise 29… Her futbolcu için aradaki yaş farkı 7… Bu müthiş bir şey….  İşte Sarıyer bu takıma karşı mücadele verdi. Rakip takım ligin en az gol atan takımlarından biri. 10 gol atmış 13 gol yemiş… Yani defansı sağlam, gol gücü yeterli değil.  Sarıyer ise en çok gol atan takımlardan ve az gol yiyen takımlardan biri… Bu durumu ile zor bir maç oynanacağı kesindi ve öyle oldu.

Sarıyer maça hızlı başladı ama devam ettiremedi. Rakibin orta sahada müthiş mücadelesi, Sarıyer’i bozdu. Çok sıkışan ve pres yapan rakibine karşı bir şey yapamayan Sarıyer devamlı geri pas yaparak oyunun çirkinleşmesine ve taraftarın isyanına neden oldu. Sarıyer orta alanda yok… Mustafa Soytaş sakatlandıktan sonra orta saha ve dolaysıyla Sarıyer çöktü. Bu orta saha ile Sarıyer’in liderliği zorlaması zor, hatta imkansız. Orta saha özelliği olan tek adam Berkay ama o da çok ağır ve kilolu görünüyor. Barış ön libero nasıl oynatılıyor, niçin oynatılıyor anlamak mümkün değil. O ideal sol çizgi adamı… Sarıyer orta alanda pres yapma gücünden yoksun… Takımın mücadele gücü yüksek değil. Maça son dakikaya kadar asılıyorlar ama hepsi bu… Topu oyuna sokacak geri dörtlüde kimse yok. Geri dörtlüden  dan dun toplar çıkıyor. Orta saha çaresiz, ileride uçta yer alanlar, iyi pas gelecek diye bekleyip duruyorlar. Oysa Cemre ile Serkan Çalık’a derinlemesine top atmak, onları kaçırmak gerekir. Bunu da takımı sırtlayacak bir maestro yapabilir. Sarıyer bir ekip şefinden maalesef mahrum…

Unutulmasın Sarıyer’in kulüpler üzerinde büyük bir ismi vardır. Bunu iyi değerlendirmek gerekir. Sarıyer deplasmanına gelen takımlar her zaman maça korkulu başlıyor. Sarıyer’in etkisiz olduğunu görünce açılıyor ve bu da Sarıyer’i dağıtıyor. Sarıyer’in zaafı, pres yapamaması, pres yediğinde de yıkılması. Presten kurtulabilmesi için iyi çalım, ikili, üçlü duvar pası yapabilecek oyuncuların bulunması gerekir. Sarıyer’de böyle futbolcu yok… Bu maça bir kez Serkan Çalık, iki kez Cemre duvar pasına girdi karşılık göremediler, bir daha da denemediler…

Sarıyer’de Atacan sürekli oynayarak kendini buldu. Geri dörtlüde zaaf var. Hala tam bir tespit yapılmış değil. Bugün Eray ile Fırat Sezer iyi boğuştular. Eray oyuna katılabildi ama Fırat bunu yapamadı. Orta ikili maalesef iyi değildi. Sabutay çok savruk, kaptan Serkan Yalçın ise dan dun oynuyor… Orta alan bir türlü oturtulamadı. Değişik isimler üzerinde durulmasına karşın Sarıyer’in yumuşak karnı burası… Kesinlikle yeni isimlerle takviyesi şart… Cemre iyi şeyler yapma gayreti içindeydi,   rövaşatası müthişti. Ama yine de belirtmek gerekir ki hem Cemre ve hem de Serkan Çalık yeteri kadar olumlu pas alamıyorlar… Sonradan oyuna giren Tahir beklenmedik hareketler yapıyor, ne yapmak istediğini top ayağına gelirken kurgulamadıktan sonra etkili olması zor… Çok çalışması gerekir, zira kumaş…  Serdar Eylik neden durgun ya da neden yeteri kadar yararlı olamıyor.  Bir sorunu yoksa oynaması lazım…

Eleştiriyi bir yana bırakalım; Atacan, Osman, Barış, Cemre, Serkan Çalık, Serkan Yener, Berkay, Tahir, Can ve diğerleri iyi futbolcular… Hepsi bir yerlere kadar gelmişler neden istenileni vermiyorlar ya da veremiyorlar… Sıkıntıları ne?  Mali sorunlarının olmadığı söyleniyor, o halde sorun nedir?  Duyulanlar doğru ise futbolcular transfer paralarının büyük bölümlerini peşin almışlar, üstelik futbolcu sözleşmeleri birer yıllık… Böyle olunca acaba futbolcularda ben alacağımı aldım zihniyeti mi hâkim? Bunu önlemek için her hangi bir yaptırım gücü yok kulübün.. Takım, ilk kez altı kişilik bir teknik ekiple hazırlanıyor… O halde futbolcular bu ekipten mi memnun değiller… Yoksa Teknik direktör Ayhan Akman mı çocuklar üzerinde etkin değil?

Her neyse takımın durumu teknik heyet dâhil futbolcularla birlikte masaya yatırılmalı ve inceden inceye irdelenerek gözden geçirilmeli ve gereken önlemler alınmalıdır. Eksikler nedir, fazlalıklar nedir? Nelere ihtiyaç var? Tespit edilmeli ve gerekenler yapılmalıdır.

Şu kesin; Eğer Sarıyer şampiyonluğu kovalayacaksa, aradaki 8 puan farkını kapatacak önlemleri almalıdır. Bu bir maraton bu puan kaybı kapatılabilir ama bu kadro ile değil. Sarıyer’in en azından üç-dört futbolcuya ihtiyacı var…

Maçın hakemi iyi değildi. Sarıyer’in verilmeyen golü, goldü… Penaltı kararı yerindeydi. Ama oyunu sık sık kesmesi, avantaja riayet etmemesi, faulleri çalmakta geç kalması ile geçer not almadı…

Sarıyer seyircisi, ilk kez patladı! Tabii arka arkaya gelen puan kayıplarının sonucuydu bu… Tribünün ikiye bölünmesi ayrıca düşündürücü! Takımın kötü sonuç alması taraftarı etkilemiş. Normaldir. Hatta futbolcuya da, teknik heyete de, yönetime de tepki koyması normaldir. Ama her şeyin bir sınırı olmalı…  Maça çıkan bir futbolcu kötü oynayabilir, futbolcuya tepki de konabilir ama bir Sarıyer futbolcusu, kendi seyircisi tarafından bu kadar yoğun şekilde yıpratmamalı. Futbolcu da kendisini yeri geldiğinde sırtında taşıyan taraftarına karşı saygılı olmalı, el kol hareketi yapmamalı, yanıt vermemelidir…   

Sarıyer bir ekip olmuş ama yeterli değil. Futbolcular teknik direktörlerine karşı müthiş saygılı. Örneğin maç sonu Ayhan Akman’ı aralarına alarak ona sahip çıktıklarını göstermeleri ve sahayı o şekilde terk etmeleri bunu gösteriyor. Sarıyer kötü oynadı ama üç puan aldı. Bunun zevki çıkarılmalıydı… Eksiklikleri de görevliler görmeli, gereken önlemleri almalıdır.  

Unutmayalım üç puanlı sistemde, aradaki puan farkının kapatılması hiç de zor değil. Yeter ki bir galibiyet serisi yakalanabilsin.