Yine Olmadı

            Sarıyer, kendi sahasında Nazilli Belediye ile berabere kalarak puan kayıplarını devam ettirdi. Oysa kötü gidişe “DUR” demek için Ayhan Akman gönderilmiş. Daha önceki yıllarda iki kez Lacivert-beyazlı takımı çalıştıran Mehmet Birinci teknik direktörlüğe getirilmişti. Mehmet Birinci’nin çocukları bu maçta da bekleneni veremedi ve sonuç: İki puan daha kayıp…

            Sarıyer’in neyi eksik, neyi fazla? Öncelikle Mehmet Birinci tarafından bunun saptanması gerekiyor… Biz sadece tribünden gördüğümüzü yazabiliyoruz. Sarıyer takımı grubunda en ağır futbol oynayan ekip! Yine grubunda, pres gördüğü zaman pes eden ve dağılan tek ekip. Yine grubun en çok geri pas yapan ekibi (bu maçta 18 geri pas yapıldı) İkili, üçlü verkaç yapamayan ekiplerin de birincisi… Bir diğer noksan tarafı ise futbolcuların topa sahip olmak için en azından iki üç hareket etmeleri… Böylesi bir durumda o takım nasıl oyuna hâkim olur. Oysa top, ben futbolcuyum, ben şu kadar ücret isterim diye direten futbolcunun ayaklarına yapışmalıdır… Nerde?

            Sarıyer takımında önemli bir eksiklik şut atılmaması! Şut atmayan bir takım nasıl gol kazanır? Bir diğeri, orta sahada yer alanların yeteri kadar başarılı olamamaları… Berkay topu iyi kullanıyor tamam ama yeterli mi? Nerede mücadelesi, nerede savaşması, nerede driplingleri… O kadar kilolu ki bu saydıklarımı yapabilmesi mümkün değil. Dişardan görünüşü ile en azından on kilo vermesi gerekir… Barış orta alana alındığından beri bir şey oynadığı yok. Oranın adamı değil ki… Sol çizgide çok başarılıydı ama bu sene o da iyi değil. Bırakın iyi olmasını kötü… Kötü oynamak yakışmıyor Barış’a. Geçen yılların Barış’ını arıyor gözlerimiz. Sinir küpü olmasının nedeni de kötü oynaması olmalıdır… Burak Karaduman iyi, topu biliyor ama o kadar kilolu ki sormayın gitsin…  Serkan Çalık’a ne oldu? Son haftalarda kayıp! Nedeni mutlak bulunmalı! Serdar adeta ayak tırnakları üzerinde oynuyor. Böyle futbol var mı? Yere sağlam basmadıktan sonra futbol oynanmaz… Yere sağlam bas gerektiğinde çalımın babasını at. Serdar’ın ayaklarına çalım yakışıyor…

            Rakip YZÖ seyrettiğimiz en zayıf takımlardan biri… Doğru dürüst Bir tane olsun pozisyonları yok. Atacan nerde ise yere bile yatmadı… Bu takıma bile hatalı bir oyuncu değişikliğinden sonra mahkûm oynadık. Rakibin iki uzun adamı Cemre’yi tutuyordu. Cemre oyundan alınınca, rakibin işi kolaylaştı ve bavunması da rahatladı ve oyuna hâkim oldu. Cemre’nin yanına Tahir uydu. Ama Tahir’de hayli kilolu… Bence Bartu’da ısrar e dilmeli, takıma hareketlilik getirdi. Sarıyer’in savunması bu maçta iyi görev yaptı. Sabutay ve iki Fırat da aksamadı. Ama Eray, maçın başından sonuna kadar mükemmel bir futbol oynadı… Kaptan olan da böyle olmalı…  

            Rakip takımda 77 numaralı futbolcu Nuh Aşkın ile 70 numaralı Halil Çelik oyunu çirkinleştirmek için gereken her şeyi yaptılar… Eski Sarıyer futbolcusu Sabri Turgut ise rakip savunması ayakta tutan adamdı. Nazilli Belediyenin Ertan Koç‘tan yararlanamaması tuhaf… Demek ki onu anlayamamışlar…

            Maçın hakemi düdük çalmaktan nerede ise maçı oynatmadı. Her şeye düdük çalarak futbolu çığırından çıkardı. Hakem avantaja uymaz mı? Bu nasıl yönetimdir… Sarıyer’in bir penaltısını da es geçtiğini belirtmek gerekir…

            Bir de aklıma takılan şu: Nedir bu kulüplerimizdeki sakal modası be! İhsan kendisine yakışanı yapar. Sarıyer futbolcularının nerede ise tamamı sakallı! Aynaya baksalar da kendilerine yakışıp yakışmadıklarına bir görseler ya! Yahu, çirkin de olsa, aykırı da olsa, gülünçte olsa yakışan yakışır. Futbolcu olarak çıkacaksın çok iyi futbol oynayacaksın, başarılı olacaksın ve ondan sonra da dikkat çekmeyecek, tepki almayacaksın, gülünç olmayacaksın… Çünkü başarı her türlü tepkiyi ortadan kaldırır… Başarılı olamadıktan sonra ne işe yarar. Moda, moda değil, hilkat garibesi… Yahu kesin bi sakallarınızı, bir de şansınızı öyle deneyin!

            Takımın durumu iye değil… Çareler aranmalı. İşler ters gidiyor, düzeltmek için çalışılmalı. Pürüzler ortadan kaldırılmalı… Yönetici arkadaş hele bir kurban kes, kan akıt da bakalım ne olur?

            Futbolcu kardeşler: Ne yöneticiler ve ne de taraftarlarınız bu kadar kötü futbolu ve böylesine istenmez sonuçları hak etmiyorlar… Aslında siz de hak etmiyorsunuz bu sonuçları, siz de olduğundan fazla tedirginsiniz biliyorum ama bu sansızlığı, talihsizliği ve tedirginliği yine siz elbirliği ile yok edeceksiniz, başka çare yok! Atı alan Üsküdar’ı geçmek üzere… İlk yarının bitmesine iki maç kaldı. Kazanın bu maçları iddianız devam etsin. Mutlak inanıyorum bir iki maçlık bir seri yakalanırsanız, sorun kendiliğinden ortadan kalkacak…