Kör İnat, Süslü Avrat, Hayırsız Evlat

Sarıyer irtifa kaybetmeye devam ediyor. Geçen hafta alınan
K. Erciyes spor deplasman galibiyeti kötü gidişe “DUR” diyemedi.
Y.Z.Öde Hatay spora da net bir skorla yenildi (0-2).

Bu maça çıkarken Sarıyer ligin en çok gol atan takımı (17
gol) ve ligin en çok gol yiyen dördüncü takımı (15 gol) idi. Yani
Sarıyer’in sıkıntıları ortadaydı ve biliniyordu. Bunun dikkate
alınarak hareket edilmesi gerekiyordu. Ama görüldü ki hiçbir önlem
alınmadı.

Öncelikle takım tertibinde hava vardı. Mert ve Hakan
yoktu. Sakat ya da cezalı olabilirler. Fethi Mert’in o yerini
dolduramadı. Tecrübeli Sabutay’ın yedek dahi soyundurulmaması
gerçekten enteresan! Bu gidişle Sarıyer’in geri dörtlüsü için dört
yeni adam aranması gerekir diye düşünüyorum. Bu maçta savunmada ayakta
kalan tek adam çıkana kadar Fırat’tı. Neden oyundan alındı anlamak
mümkün değil.

Sarıyer orta sahası Hakan’sız olmuyor. Seçkin ön liberoya
alınınca kendi futbolunu da oynayamadı. Seçkin forvet arkası
oynamalıydı. Bu hatta Bertül, Ensar, Melih de başarılı değillerdi.
Forvette Yaser etkisiz, Emrah sadece boğuşup durdu ama etkili olamadı.
Yaser’in yerine alınan Ergün de sonucu değiştirecek kadar verimli
değildi.

Aslında Sarıyer beklenmedik anda savunmanın iki orta adamı
ve kaleci Gökhan’ın şaşkın bakışları arasında ilk golü yerken kendi
durumunu da ortaya koyuyordu. Sarıyer kendi alanında devamlı
paslaşarak kendi kendini oyundan düşürdü. Kendi alanında top yapmakla,
hücuma hazırlık yapmak bu değil.

Rakibin hâkim oynadığı anlarda bile Sarıyer’in tek ani
atağı olmadı. Hatta Sarıyer’in maç boyu rakibine üç beş dakikalık bir
baskısı bile olmadı. Yani rakip oynadı, Sarıyer kendini savundu,
bunda da başarılı olamadı denilebilir.

Sarıyer bugünkü futbolu ile maçı kurtarması imkânı yoktu.
Müthiş kötü oynadı. Her hattı ile tel tel döküldü ve kötü sinyaller
verdi. Çarşamba günü Aydın maçı var, hemen önümüzdeki Pazar günü
Kırklarelispor maçı… Bu maçlar da kaybedilirse, ligin dine doğru koşar
adım gidilir ki o zaman kara günlerin gelmesine de davetiye çıkarılmış
olur.

Sarıyer onuncu hafta sekizinci sırada, puanı 14. Bu kadar
puan kafaya oynayan bir takım için yeterli değil. Geçen sezon 10’cu
hafta da 19 puanı vardı ve 3’cü durumdaydı. Demek oluyor ki, lig
başında takım iyi görünmesine rağmen, görüldüğü gibi iyi değil. Duruma
müdahale edilmesi kaçırılmazdır.

Yönetim kurulunun duruma müdahale etmesi gerekir.
Yapılacak şey Taner Hoca’dan bilgi almak ve ne gibi önlemler alınması
gerektiğini öğrenmek. Bence Sarıyer’in kesinlikle birkaç futbolcu
alması gerekir… Bilhassa kaleci kesinlikle gerekli! Ama nasıl olacak?
Oynayan bir kaleci bulunabilir mi? Oynayan kaleciyi kimse vermez.
Hatta ikinci üçüncü kalecisini de vermez. Vereceği kaleci gözden
çıkardığı kaleci olur ki o da Sarıyer için kurtarıcı olamaz. O zaman
öteki beriki teknik adama sorup bilgi almak değil, yönetimin sesini
dinleyip, eski kalecisi, Süper lig tecrübesi olan Oğuz’u ikna edip
transfer etmektir. Bu konuda Taner Hoca’nın inatla olmaz dediğini
duyuyoruz. Olmaz öyle şey… Teknik adam başarı için inatçı olur,
galibiyet için inatçı olur, prestij için inatçı olur, diğer işlerde
toleranslı olur. Yok, inat etmeye devam edecekse şunu hatırlatırım:
İNSANI KÖR İNAT, SÜSLÜ AVRAT VE HAYIRSIZ EVLAT BATIRIR… O
nedenle inada gerek yok, inatla doğru yol bulunmaz.

O nedenle inada gerek yok, Sarıyer hepimizin, birlikte
sevinmek için en iyinin yapılması gereklidir. Yönetim ve bilhassa
Saffet Başkan, işlerin iyi gitmesi için bir şeyler yapılmasına “dur”,
“evet” der… O kadar harcama yaptıktan sonra yine de gereken özveriyi
gösterir. Ama akıllıca yapmalı ve para sokağa atılmamalıdır. Transfer
şart ama gerekli yerlere, gerekli elemanların alınması şartı ile…

Maç boyu seyirciler takıma destek verdi. Zaman zaman
alkışlarla protesto ettiyse de işin dozunu kaçırmadılar… Bir ara tempo
ile “Söylesene Saffet Başkan takım niye oynamıyor” diye bağırdılarsa
da bu slogan Saffet Başkan’a değil, Teknik direktör Taner Taşkın’a
mesajdı.

Maçın hakemine gelince nedense avantajları devamlı rakip
takım lehine kullandı. Hele Sarıyer aleyhine verdiği penaltıya ne
demeli… Rakip ceza alanına giriyor, ikili mücadele var, avantaja
bırakıyor hakem, rakip futbolcu rahatlıkla şutunu atıyor ve topu auta
gönderiyor. Topa rahatlıkla sahip olduğuna ve şutunu da attığına göre,
neden penaltı veriyorsun ki? O zaman ikinci yarıda Sarıyer’in
penaltısını da verecektin…

Neyse her şey bitmiş değil… Her ne kadar liderle aradaki
fark 10 puana çıktıysa da kapannmayacak gibi değil. Daha oynanmamış 24
maç var. Kazan ve rakiplerine yetiş, Sarıyerli futbolcular bunu
yapacak ve başaracak güçtedirler. İyi günleri bekliyoruz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şuanda 1 ziyaretçi çevrimiçi
1 ziyaretçi, 0 üye