Saffet Spor Kulübü

Sarıyer Spor Kulübü’nün baş harfleri olan S.S.K. eskiden fazla kullanılmazdı zira bu kısaltma Sosyal Sigortalar Kurumunu anımsatırdı. Sonradan bu kurumun ismi değişti ve kısaltması S.G.K. oldu böylece zaman içinde artık S.S.K. deyince bu kurum fazla akla gelmemeye başladı. Şimdi zaman zaman S.S.K.  kısaltması kullanılınca artık Sarıyer Spor Kulübü anlaşılıyor. Yine de ben buna fazla alışmayın derim, çünkü Sarıyer Spor Kulübü yavaş yavaş tarihe karışıyor onun yerini Saffet Spor Kulübü almaya başladı. Nasıl mı?

Saffet Akkoyun ile Sarıyer Spor Kulübü’nün yolları nasıl kesişti ve bugüne kadar neler yaşandı kısaca hatırlayalım. 30 Temmuz 2011 tarihinde Hayati Kaptanoğlu’nun Başkanlığa seçildiği kongrede Saffet Akkoyun yönetim kuruluna dâhil oldu. O dönemde bir önceki sezon Mehmet Akdağ tarafından yürütülen yanlış politikalarla büyük bir mali krize giren Sarıyer için neredeyse tüm futbolcular Federasyon nezdinde şikâyette bulunmuş ve Sarıyer’in yeni futbolcu transferi federasyon tarafından yasaklanmıştı. Tüm çalışmalara rağmen Federasyon’a yatırılması gereken 300bin tl civarındaki para bulunamamıştı. Bu noktada devreye giren Saffet Akkoyun, Belediye Başkanı Şükrü Genç’in paraya kefil olması ile bu parayı ödemiş ve transfer yasağı kalkmıştı. Bir ay içerisinde parasını geri alma sözü verilen Saffet Akkoyun, daha sonra birkaç kez bu konuyu dile getirmesine rağmen parasını geri alamadı ama bu konuyu çok fazla gündeme de getirip yönetimi zor durumda bırakmadı. O dönem ki Kulüp başkanı Hayati Kaptanoğlu da maddi imkânsızlık nedeniyle verilen sözü yerine getiremese de Saffet Akkoyun’a tabii bir saygı ve muhabbetle davrandı

Sezon sonunda Hayati Kaptanoğlu görevi bırakırken Saffet Akkoyun göreve talip olduğunu açıkladı. 20 küsür sene İstinye Spor’a başkanlık yapan ve yeni katıldığı Sarıyer Kulübü’nde de özveriyle yöneticilik yapan Saffet Akkoyun’un Başkanlığa aday olmasını Kulübün Genel Kurul’u da sevinçle karşıladı ve kendisini 2 seneliğine Başkan seçti.

Saffet Akkoyun Başkanlık görevine daha gelmeden fevri davranışları ve üslubu ile bazı Sarıyerlileri küstürmeye başladı. Bunların başında da Sarıyer’in her zora düştüğü dönemde sorumluluk alan Eski Başkanlardan Mustafa Hepanıl geliyordu. Saffet Akkoyun’un yeni yönetiminden daha ilk toplantı da kopmalar başladı. Daha birinci toplantı da Nurettin Çetinkaya, ardından da Serkan Torun ve Faruk Yılmaz istifalarını sunarak yönetimden ayrıldılar. Daha sonra özel görüşmelerimizde birçok yönetim kurulu üyesi, Saffet Akkoyun’a üslubu ve yönetim anlayışı nedeniyle adeta ateş püskürüyor ama neler olup bittiğinden haberdar olmak için yönetimde kalmaya devam ettiklerini anlatıyorlardı. (Bu yöneticilerden bazılarının bu dönem yine yönetime girmelerini de biraz yadırgadığımı söyleyebilirim.) Bu yöneticilerin Başkan Akkoyun hakkında serzenişlerini özel sohbetlerde aktarmış olmaları nedeniyle isim vererek paylaşmıyorum, sağdan soldan duyduğumuz ve Saffet Akkoyun’a ait olduğu iddia edilen bazı cümleleri de kendi kulağımla duymadığım için yakıştıramıyor ve doğruluğundan şüphe ediyorum. Sonuç olarak Saffet Akkoyun’un başkan seçildiği üç kongrenin ardından da yönetimden istifalar yaşandı, resmi olarak istifa etmeyen birçok isimde fiili olarak görev yapmayı bıraktılar ve kulübe gidip gelmediler.

Saffet Akkoyun’un ben ne dersem o olur anlayışı sonunda Kulübün 70 senelik hafızası, örgüt kültürü hiçe sayıldı ve bir tek adam yönetimine geçildi. Rotası rakı sofralarında çizilen Sarıyer Spor Kulübü’nde Saffet Akkoyun’un başkanlığı süresince Taner Taşkın, Ayhan Akman, Bahri Kaya, Turhan Özyazanlar, Bahaddin Güneş, Beyhan Çalışkan, Mehmet Birinci (2 kez gitti geldi) Erdem Acar(Başkan seçildiğinde görevdeydi) teknik direktörlük görevine getirilip sonra da gönderildi. Bu isimlerden Mehmet Birinci iki sefer görevden alındığı için 4,5 sezonda toplamda 9 kez teknik direktör değişimine gidilmiş. Zaten bu kulüp başarılı olsa mucize olurdu. Her sene transfer edilen ortalama 20 yeni futbolcu da cabası!

Haklı olarak diyeceksiniz ki “Sarıyer’in transfer politikası ne zaman düzgün oldu ki şimdi de düzgün olsun”, “Saffet Akkoyun hiç değilse cebinden para veriyor, kulübün borcunu kapattı!” Gerçekten öyle mi acaba kulübün borcu kapandı mı? Saffet Akkoyun’un ilk dönemi sonunda yapılan kongrede Kulübün Akkoyun’a 2 milyon TL borçlu olduğu açıklanmıştı. Öyle açıktan verilmiş para filan değil, kulübün karar defterinde işlenmiş, resmi borçtur bu para ve şu anda bu şekilde olan borcun 4,5 milyon TL’yi bulduğu söyleniyor. Yani 5 sezondur uygulanan rezil yönetimi değiştirmek için birileri ortaya çıksa karşısında bu dağ gibi borç yükü çıkacak. Tahmin edeceğiniz gibi bu yükün altına girmeye de kimse cesaret edemez. Yani Saffet Akkoyun istemedikçe kimse kulübü ondan devralamaz. İşte bunun için Sarıyer Spor Kulübü, Saffet Spor Kulübü olmuştur. Sarıyer’in borcu eskiden futbolcu Hasan’a, Bakkal Mehmet’e idi, şimdi bunların hiçbirine borcu yok, tek alacaklı Saffet Akkoyun.

Artık zaman şampiyonluğu ya da kümede kalmayı hesaplama zamanı değildir, şimdi mesele Sarıyer Spor Kulübü’nün istikbali yeniden Sarıyerlilerin Kulübü haline getirebilme zamanıdır. Saffet Akkoyun’un tavır ve davranışları nedeniyle kulübe sırtını dönen bir başka isimde Belediye Başkanı Şükrü Genç oldu. Şükrü Genç’in kulüple ilgili doğruları ve yanlışları tartışılabilir ancak Sarıyer Kulübü’nü yönetenlerin Belediye Başkanı ile limoni olma hakları yoktur. Sayın Şükrü Genç’e sesleniyorum Sarıyer Spor Kulübü’nü bu tahakkümden kurtarmak en başta sizin görevinizdir! Her ne olursa olsun görevinizi boş veremezsiniz.

Bir çağrı da CHP’li olmayan diğer Sarıyerli siyasetçilere yapmak isterim. Belediye bizde değil öyleyse Kulüple ilgilenecek olan biz değiliz diye bir keyfiyet içinde bulunamazsınız. AKP ilçe Başkanı Sayın Salih Bayraktar ve ekibi sizde sorumluluk alarak Sarıyer Spor Kulübü’nün kötü yönetilmesine müdahil olmak durumundasınız. Bizi ilgilendirmez derseniz yerel seçimlerde Sarıyerliden ne diye oy isteyeceksiniz?

Elbette siyasiler uğraşsın biz oturduğumuz yerden seyredelim diyemeyiz. Nerede Sarıyerliler? Divan Kurulu ne iş yapıyor? Evet biliyorum ucubeye çevrilen Kulüp Tüzüğü’nde Divan Kurulunun yetki ve görevleri belirsiz, Saffet Akkoyun her kongrede bu konunun düzeltilmesi için söz verse de bu konuyla ilgili bir gelişme sağlanmıyor ama böyle olsa dahi hiç değilse toplanıp bir durum değerlendirmesi yapın ve bir bildiri yayınlayın. Ses verin! Neredesiniz eski başkanlar, eski yöneticiler, Sarıyerliler? Artık topa girmenin vaktidir.

Sarıyer Spor Kulübü, futboldan az anlayan, sosyal ilişkileri zayıf ve Sarıyer Kulübü’nü temsil kabiliyeti olmadığı açık tek bir kişinin keyfi uygulamaları ile yönetilemeyecek kadar büyük bir kulüptür. Ben şahsım adına Saffet Akkoyun’a kulüpten bir kuruş alacağı olmadığını açıklaması çağrısını yapıyorum ve 5 senelik başarısızlık sadece Teknik Direktörlerin suçu olamayacağına göre sorumluluk alın ve istifa edin diyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şuanda 0 ziyaretçi çevrimiçi
0 ziyaretçi, 0 üye