Soruyorum!

Sarıyer bir kez daha berbat bir oyun ve skor ile sevenlerini kahretti. Son maçlarda işler kötü gitse de takımına desteğe devam eden Sarıyer taraftarı bu kez patladı, Tepecikspor karşısında takım 2-1 geriye düşünce bu sezon ilk kez yönetimi istifaya davet etti! İlk kez açık açık ve direkt olarak Başkan Saffet Akkoyun’u hedef aldı. Transferlere yön verdiği iddia edilen Lemi Çelik’e ağır hakaret ve küfürler edildi.

Her koşul altında şahıslara küfür edilmesi kabul edilemez, Kulüpte yöneticilik yapmayı kabul ederek maddi ve manevi yük altına giren insanlara bırakın küfrü, sıradan bir protestoyu yaparken bile iki sefer düşünmek lazım gelir. Hele ki protesto edilen Saffet Akkoyun gibi özverili, iyi niyetli ve büyük bir maddi sorumluluğun altına girmeyi gözünü kırpmadan kabul etmiş biri ise iki değil dört kere düşünmek lazım. Diğer taraftan gelinen noktada Sarıyer takımının gerek oynadığı oyun gerekse fikstürü pek umut verici değil, üstelikte küme düşecek takımla arasında sadece 2 puan kalmış. Sarıyer ne içeride ne dışarıda maç kazanamıyor, yani nereden baksan bu işin sonu kötüye gitmekte. Kulüpte görev alarak sorumluluk altına girenler yıpratılmasın, küstürülmesin demek, ne isterlerse yapsınlar, kimse onlara hesap sormasın anlamına da gelmez. Öyleyse küfür kâfir olmasın derken şu soruları da sormalıyız, soruların muhatapları da bu sorulara en azından kendi vicdanlarında bu cevapları vermeli. Bu yüzden SORUYORUM!

Bu sezon alınan 15-20 oyuncu nerede?

Bu halde ki takımda bile oynayamayacak adamları transfer eden işten anlamaz adamları kim görevlendirdi?

Lemi Çelik’in transferlerde rol aldığı, tanıdıklarını ve yakınlarını transfer ettirdiği, dahası transferlerden komisyon aldığı bile Sarıyer’de herkesin dilinde. Ben transferlerde ne kadar etkin olduğu konusunda bir bilgi sahibi değilim ama gerçekten Lemi Çelik transferlere yön veriyorsa, yönetimdeki diğer isimlerin orada ne işi var? Karar defterine imza atmaktan başka bir işe yaramayan yöneticiler “Sarıyerliyiz” demeye utanmıyorlar mı?

Tepecikspor maçı ilk 11’inde devre arası transfer edilen oyunculardan bir tanesi bile yok, küme düşme mücadelesi veren takıma yapılan devre arası transferinde, ilk 11’e giremeyecek kapasitede oyuncuları kim transfer etti? Bu transferleri yapan eğer teknik direktörse diplomasını yırtsın! Yönetici ise derhal görevinden istifa etsin!

Sarıyer’de çok konuşulan bir konu daha; birkaç hafta önce Başkan takıma bir moral yemeği veriyor, bu yemek öncesinde de bir konuşma yapıyor. Konuşmasını yaparken futbolculardan Ulaç Çağlayan, bir laf atıyor ortaya, amacı espri yapmak belki, öyle bile olsa Ulaç’ın yaptığı hareketin savunması yok, en hafif deyimiyle ayıp etmiş. Ama esas mesele buradan sonra başlıyor, Başkan oracıkta Ulaç’ın cezasını kesiyor “bu adamı takımda bir daha görmek istemiyorum”. Sonrasında Ulaç takımdan kesik yemeye başlıyor, yerine o mevkiinin adamı olmasa da Görkem oynamaya başlıyor. Ta ki Çankırı maçının devre arasına kadar, Çankırı maçının ilk yarısında Görkem iki hata yapıyor, bu hatalar da gole sebep oluyor. Görkem’e kızamazsın, adamın mevkii sağbek değil. Devre arasında Görkem çıkıp yerine Ulaç giriyor. Tepecik maçında da Ulaç ilk 11’de maça başlıyor. Ulaç’a forması paşa paşa geri verildiğine göre burada kim cezalandırılmış oldu? Profesyonel bir kulüpte oyunculara ceza vermek bu şekilde mi olmalı?

Daha sayfalar dolusu sorular yazılabilir detaylara inilirse, ben sadece Sarıyerli’nin en çok dilinde ve kafasında olan soruları seçtim. Son olarak bir soru daha ekleyerek bu tatsız yazıya son vereyim:

Kulüp Başkanı’nın, “parayı ben veriyorsam benim dediğim olur” şeklinde çıkışları olduğu söyleniyor, yönetimden peş peşe istifalar gelmesi, resmi olarak istifa etmeyen bazı yöneticilerin ise uzun süredir yönetim toplantılarına gitmediği ve Genel Kaptan’ların sürekli görevi bıraktığını dikkate alırsak bu iddialar gerçeğe yakın gibi görünüyor. Başkan’ın büyük maddi katkı yaptığı biliniyor ancak Sayın Saffet Akkoyun’a soruyorum, Sarıyer takımı bu sene küme düşerse, bu ayıbı temizlemeye servetiniz yeter mi?