Bilmediğini Bilmeyen

Uzunca bir süredir Sarıyer Kulübü hakkında yazı yazmıyordum. Kimi dostlar neden artık yazmıyorsun diye sorarken, kimileri de yönetime şirin gözükmek istediğimi iddia etti. İşin tuhafı yazı yayınlamadığım halde bazı yöneticiler de sürekli yönetimi eleştirdiğim için sitem ediyorlardı. Yani ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranamadık. Neyse uzatmayalım, isteyen istediğini desin, biz de bildiğimizi yazalım.

Sarıyer Spor Kulübü yeni sezona iddialı girdi, iddialı olan bana göre kurulan takımdan çok yönetim kurulu üyeleri. Yönetim kurulundakiler ticari ve mesleki hayatlarında son derece başarılı ve iddialı insanlar, dolayısıyla spor yöneticisi olduklarında da böyle davranmak istediler. Ancak şu acı gerçeği yüzlerine haykırmak gerekir, maalesef bilgi ve tecrübeleri bunun için yetersiz. Hata üstüne hata yapıyorlar, üstelik de hata yaptıklarının farkında değiller, en azından şimdilik. Eğer bu satırları okur yada haberdar olurlarsa eminim bana kızar bir iki okkalı da söz ederler.  İstediklerini desinler, eğer geçen sene attıkları gollerle takımı ligde tutan Cemre ve Sinan gibi iki forvet oyuncusu takımdan gönderiliyor ve yerine Mert Somay transfer ediliyorsa yönetim kurulu sınıfta kalmıştır. Mert Somay demişken bu oyuncu daha önce Sarıyer formasını giymiş ve oldukça başarısız bir grafik sergilemişti. Dahası sezon sonunda takımdan ayrılınca alacakları sebebiyle Kulübü mahkemeye vermişti. Profesyonel oyuncu elbette alacağının tahsili için yasal yollara başvurmak hakkıdır ancak, sanki liglerde başka oyuncu kalmamış gibi bu transferi yapmak hangi akla hizmet?

Son 3 senedir takımın tartışmasız en istikrarlı ismi olan Emre Karaman’ın yedek oturtup evlere şenlik bir savunma hattıyla sahaya çıkmak nedir? Teknik ekibe bunun hesabını sorabilecek kimse var mı yönetim kurulunda? Emre Karaman’ın kenarda oturtulmasının futbol gerçekleri ile açıklanamayacağını tüm Sarıyer tribünü bildiği için devre arasında taraftarlar Emre Karaman’a tezahürat yaparak, Turhan Hoca’ya tepki gösterdiler.

Teknik Direktör Turhan Özyazanlar ve Genel Direktör Kamil Dizar son derece saygıdeğer, bilgili, kültürlü iki futbol emekçisi ama neredeyse üç aydır takımın başında olup ta hala takımın omurgası oturmamışsa, sürekli arayış içindeysek demek ki yanlış giden bir şeyler var. Sürekli hata yapan oyuncularda ısrar ediliyor, sebepleri hakkında düşünmek gerekir.

Sezonun ilk 6 maçında Sarıyer takımı geçen seneki performansının üzerine çıkamadı. Öyle sanıyorum en büyük hayal kırıklığı yöneticilerimizde oldu, zira yönetim kurulundan sezon öncesi iddialı açıklamalar art arda geliyordu. Oysa ben ve benim gibi bir çok Sarıyer taraftarı için sonuçlar şaşırtmadı, çünkü biz tamamen yenilenen bir takımın oturması için en iyi ihtimalle yarım sezon geçmesi gerektiğini biliyoruz. Bunu bilmeyenler ise maliyeti yüksek oyuncuları takıma kazandırınca tıkır tıkır bütün maçlar kazanılacak zannediyorlar.

Daha yazılacak çok şey var ama onları da sonra yazarız. Son olarak yönetim kurulumuzun çok yaratıcı bir yeniliğinden bahsedelim. Kapalı tribün biletlerinin fiyatını 10 TL’ye çıkartılar, uygulama meyvesini verdi ve senelerdir seyirci sayısını nasıl artırırız diye kafa yorduğumuz Sarıyer tribünleri neredeyse bomboş kaldı. Hasılat kaça katlandı acaba? Bir tarafta bilet ücreti 10 TL diğer tarafta bedava bilet dağıtılıyor, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Eğer seyirci desteği istiyorsanız -ki bizim ihtiyacımız olan da bu- neden biletleri 10 TL yaptınız, yok eğer hasılatı artırmak ise amacınız neden içeri bedava seyirci alınıyor? Her ne kadar yöneticilerimiz bu konuları herkesten daha iyi biliyor olsalar da benim naçizane tavsiyem bilet fiyatlarının eskisi gibi 5 liraya hatta daha iyisi 1 liraya indirilmesidir.

Yazı baştan sona karamsarlık doldu ama son paragrafta biraz ışık yakalım, takım kaliteli oyunculardan kurulu, zamanla her maç daha iyiye gideriz bu da ortada, devre arası transferde de takımın eksik kalan taraflarına doğru takviyeler yapılır ve yönetim kurulu son iki sezonun aksine teknik ekibin arkasında durur ise işler düzelebilir. Tüm yazdıklarımızı özetleyen bir beyitle bitirelim;

Çeşm-i insaf gibi kamile mizan olmaz
Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz
 Talibi